Yazar Selçuk Ügüten Hızmalı'yı Gazetemize Anlattı | Hatay Haber
ANA SAYFA / Yaşam / Yazar Selçuk Ügüten Hızmalı’yı Gazetemize Anlattı

Yazar Selçuk Ügüten Hızmalı’yı Gazetemize Anlattı

Selçuk Ügüten Has Gazete’ye konuştu.


Aslında kendisi bir kitap karakteri olacak kadar özgün bir kişiliğe ve yaşama sahip olsa da o bir karakter olmanın ötesinde genç bir yazar. Genç dediğime de bakmayın yaşı yolun yarısına yakın. Özgürlüğün gerçek tanımını yaşam tarzına yansıtan ve ‘kendisi’ olmaktan asla vazgeçmeyen çizgi dışı bir yazar O.

Alışılmış insan portresinin ötesinde, hayata yeni bir bakış açısı kazandıran ve zaman zaman herkesin kaçırdığı en ince detayları bulup, hayata sıcacık bir tebessüm arası verdirten yazar Selçuk Ügüten’i sıcak bir Temmuz gününde çayını yudumlarken yakaladım.

Daha önce yayınladığı ilk şiir kitabıyla adından söz ettiren yazar ‘Hızmalı’ ile ilk basılı romanını yayınladı. Başında söylemiştim ya çizgi dışı bir yazar diye Ügüten röportajımızda verdiği cevaplarla,ezberleri bir kez daha bozdu.

Bir parça umut var diye hala

hala bir parça umut var diye kahverengi gözlerde

gülümse insanlık

gülümse      

                                          Selçuk Ügüten-Hızmalı 

 

Selçuk Bey henüz genç bir yazarsınız ve sizi tanımayanlar olabilir bize kısaca kendinizden ve kıtabınızdan bahseder misiniz?

Tabii memnuniyetle mayıs 27 Tarsus doğumluyum. Güzel büyük bir ilcedir doğduğum ve halen yaşadığım yer. Kendi çapında kozmopolittir ve fakat taşradır nihayetinde. Haliyle bizde bıyık bir iklimde yetiştik ve yazın hayatımıza alabildiğine sirayet eden cukurovalılık damarıyla yazmaya devam ediyoruz. Biliyorsun benim bir cezaevi sürecim vardı yedi yıl kadar süren. Politik bir olaydan aldığım bir mahkumiyetti. Ve nihayet bitti. İçeride yalnızca duvarlar sen ve yine sen varsın. Kendin kendinlesin. Televizyon izliyorsun gazete okuyorsun ama olaylara müdahale edemiyor ve yalnızca düşünüyorsun bir de gözyaşın öfke olup potansiyel bir enerji olarak içinde birikiyor. Bundan tam sekiz yıl önce kadınların ve çocukların sistematik olarak öldürüldüğüne tanıklık ettik hepimiz. Suriye de olan biten hatırlarsan Aylan bebeğin kumsala vuran naaşın da somutlanıyordu. Elimden yalnızca yazmak geliyordu ve savaş mağduru Ali ve Aynse’nin birbirilerine duydukları sevdada somutlanan bir tanıkları vardı o tanıklık aslında benim bizlerin tanıklığıydı ve romana dönüştü. Henüz yirmibir yirmi iki yaslarında hissettiklerimin kurgusal bir aktarımıydı.

İlgili Haber  Athena Hatay'a Geliyor

8 yıl önce yazdığınız romanı bugüne kadar bekletmek nasıl bir duygu?

Yazdıklarımı sekiz yıl bekletmekten yorulmadım mı? Yoruldum tabiki de kaldırıp sobaya ettiğim romanlarımda oldu ama Hızmalı’da ki Ali ve Aynşe’nin tanıklıkları ve Ayn Şems köyünde ve Türkiye’de yaşananları okurlarla yeni insanlarla buluşturmak ilk yazamaya başladığım dönem kadar heyecanlı.

Peki yeni romanlar var mı?

Tabii Hali hazırda bitmiş bir romanı yayına hazırlıyoruz. Pek yakında o da umarım okurunu bulacak.

En çok hangi yaş grubunun sizin kitaplarınızı okuması hoşunuza giderdi?

Aslında her yaş grubundan okurla buluşmasını isterim kitapların ama sanırım bu kaotik dünyayı değiştirici gücü içinde taşıyan yirmili otuzlu yaşlardaki okurla hemhal olmak biraz daha fazla hoşuma giderdi.

Yazma eylemi hayal kurmakla doğrudan ilgili bir kavram sizin hayal dünyanızın bu kadar genişlemesine sebep olan olaylar nelerdir?

Hayal gücü biraz da zorunluluktan gelişir aslında insanda. Bir şeylerin yokluğu ve ulaşamamazlık veya somut gerçeklikten kaçış hissiyatı bu durumu geliştirir. Sanırım bende de bu durumlar biraz fazlaydı ve hayal kurmak büyülü bir şeydi. Orada bize kimse sınır koyamaz ve kısıtlayamazdı.

İlgili Haber  Hamdi Alkan Hatay'da Müze Açacak

Sizi en çok etkileyen duygu ve davranış nedir?  (Duygu = hüzün ,davranış =nefes almak  gibi.)

Beni en çok etkileyen duygu sevda aslında. İnsanın aşık olma hali güzel bir haldir güzelleştirir ve geliştirir insanı. Davranış ise yine bu sevda hali ile gülümsemek karşımdaki insanı onaylayıp dünyaya pozitif bir virüs gibi güzellik tohumları ekmek.

Karakter oluşturmak için çok insan tanımak gerekiyor mu? Romanlarınızdaki karakterlere benzer insanlar tanıdınız mı?

Tabii ki de çok fazla insan tanımak gerekiyor değişik kültürel motifler taşıyan bir birinden farklı insanlar olmalı bunlar. Ben bu konuda çok şanslıyım. Zira dediğim gibi Tarsus taşra en nihayetinde ama aldığı göçlerle mikro anlamda kozmopolit.

Kitabınız senaryolaştırmaya oldukça uygun dolayısıyla bu kitabınızın filme çekileceği söylense ne hissedersiniz?

Kıtanın senaryolaştırılıp film yapılması elbette beni oldukça mutlu ederdi tabi gözlerimle somut olarak Ali’yi ve Aynşe’yi görmek beni mutlu ederdi.

Yazarken belirli bir teknik gözetiyor musunuz?

Yazarken hayır belirli bir teknik gözetmiyorum hissettiğim gibi yazıyorum.

En çok hangi yazarları okuyorsunuz? Kimlerden etkileniyorsunuz? Hangi tür kitapları okumaktan hoşlanıyorsunuz? (Kitap seçerken belirli bir tarzınız var mı? Kişinin bir tarzı olmalı mı? Yoksa her türden kitabı okumak mı gerekir?)

İlgili Haber  Organize İşler 2: Sazan Sarmalı vizyon tarihi açıklandı

Şu sıralar Mine Söğüt ve Gaye Boralıoğlu okuyorum. Farklı türlerde okumak gibi alışkanlığım var mesela Tanıl Bora Cereyanlar ve Saphiens’i de aynı okuma ayı içersinde okuyorum. Ama mevzu edebiyat olunca rahmetli Yaşar Kemal,Orhan Kemal ve Sait Faik daha eskilere gidecek olursak Halide Edip, Reşat Nuri, Yakup Kadri bunları severek okuduk ve gençlerinde okumalarını isterim tabi. Her kitap okunmamalı bence iyi yazılmamış bir kitap hem duygularınızı köreltir hemde yazı dilinizi etkiler olumsuz anlamda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hatay’da Aşçılık Kursu Düzenlenecek

Hatay'da aşçı yardımcılığı kursu açılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir